DEPRESYONUN TİPLERİ NELERDİR?
Tanımlanmış depresyon tipleri ve kısa açıklamaları şöyledir.
1. Majör Depresyon: Genetik yatkınlığın söz konusu olduğu ağır depresif bozukluk tipidir. Oluşumunda çevresel nedenlerin etkisi genellikle bulunmaz. İki alt tipi vardır.
a) Melankolik tip: Depresyonun genel belirtilerinin yanında bedensel belirtileri daha yoğundur. Belirgin iştahsızlık ve uykusuzluk vardır. Sabahları sebepsiz yere kendiliğinden çok erken saatte (şafak vakti) uyanma şikayeti ön plandadır. Dün içerisinde sabah saatlerinde kendini daha kötü hissteme şeklinde değişiklikler görülür.
b) Psikotik özellikli tip: Gerçeği değerlendirme yetisinin bozulduğu, hezeyan ve halüsinasyonlar gibi psikotik belirtilerin görüldüğü ağır depresif tablodur. Hezeyanlar, yetersizlik, suçluluk, yok olmaya ya da cezalandırılmaya layık olma tarzında olabilir. Halüsinasyonlar ise genellikle işitseldir ve “suçlusun, cezalandırılacaksın, öleceksin” şeklindedir.
2. Retarde depresyon: Hareket alanındaki yavaşlama çok ön plandadır. Hatta ileri düzeyinde stupor denen ve kişinin hiç kıpırdayamadığı, donakaldığı duruma dönüşebilir.
3. Ajite depresyon: Depresif belirtilerin yanında kaygı belirtilerinin de olduğu tiptir. Sıkıntı ve kaygıdan dolayı huzursuzluk ve yerinde duramama hâli vardır.
4. Maskeli depresyon: Bu hastalar hekime çoğunlukla bedensel yakınmaları (ağrı), alkol-madde kullanımları ya da cinsel işlev bozuklukları nedeni ile başvururlar. Klasik depresyon bulguları görülmez ve sosyal uyumları da iyidir. Sıklıkla dahiliye, fizik tedavi, ortopedi, üroloji gibi diğer branş hekimlerince muayene edilmesinin ardında psikiyatriste yönlendirilirler. Detaylı bir ruhsal muayene ile tanı konur.
5. Postpartum depresyon: Kadınlarda doğum sonrası ortaya çıkan bir depresif tablodur. Üç tipi vardır.
Birincisi: Gebelik hüznü de denir. Doğumdan sonraki 3-4ncü dünlerde başlar. Sebepsiz yere ve kolayca ağlama, mutsuzluk, kendini ve bebeği sevmeme, doğum yaptığına sevinememe şeklinde görülür. Çoğunlukla destek ve güven verici yaklaşımlar ile ilaç tedavisine gerek kalmadan kısa süre içinde kaybolur.
İkincisi: Doğumdan sonraki 2-3ncü haftada başlar. Tipik depresyon belirtileri vardır. Antidepresan ilaç tedavisine ihtiyaç vardır.
Üçüncüsü: Doğumun ardından 3 ay içinde başlar. İkinci tipe göre daha ağır bir depresif tablo vardır. Psikotik belirtiler de eşlik eder. Antidepresan ve antipsikotik ilaç tedavisi gerekir. Çoğunlukla hastaneye yatırılarak uygulanır. Gerekli ilgi ve sosyal destek gösterilmez, hekime müracaatta gecikilir ise hasta annenin bebeğine zarar vermesi söz konusu olabilir.
6. Atipik depresyon: Tablonun tamamen biyolojik kökenli olmadığı, çevresel etkenlerle ortaya çıktığı düşünülmektedir. Tipik depresif görüntüde ayrıksı duran bazı yakınmalar vardır. Bunlar da uyku ve iştah artışıdır.
Yazar: Dr. Alper EVRENSEL
Tarih: 11 Nisan 2008 | Kategori: Nedir?
Yorum: 3
Yorumlar
Yorum: zd
Tarih: 30 Nisan 2008, 20:09
evet şimdi bu yazıdan sonra maskeli depresyon içinde olduğumu öğrenmiş oluyorum çok teşekkür ederim
Yorum: hüseyin songur
Tarih: 19 Mayıs 2008, 20:47
6. Atipik depresyon: Tablonun tamamen biyolojik kökenli olmadığı, çevresel etkenlerle ortaya çıktığı düşünülmektedir. Tipik depresif görüntüde ayrıksı duran bazı yakınmalar vardır. Bunlar da uyku ve iştah artışıdır.
sanarım benim depresif halimde bu oluyor
tavsiyeniz nedir?
Yorum: alper
Tarih: 20 Mayıs 2008, 8:38
Saygıdeğer okuyucumuz hüseyin sungur,
Diğer sorularınızla birlikte düşünerek cevap verecek olur isek sizde döngüsel bir duygudurum bozukluğu olduğu izlenimi uyandı. Bu durumda antidepresan tedaviye duygudurum düzenleyici tedavilerinde eklenmesi gerekebilir. O nedenle detaylı değerlendirme için hekiminize müracaat etmeniz uygun olacaktır. Acil şifalar diler saygılar sunarım. Dr. Alper EVRENSEL, Psikiyatri Uzmanı
Yorum yazın