YAS NEDİR?
Yas (matem), üzerine duygusal yatırım yapılmış bir nesnenin hayatımızdan çıkması, kaybedilmesi sonrasında yaşanan doğal fizyolojik bir duygudur. Bu nesne canlı olabildiği gibi eşya da olabilir. Örneğin sevdiğimiz bir yakınımızın vefatı sonrasında yas tutabildiğimiz gibi, çok değer verdiğimiz bir kalemin, saatin ya da çantanın kaybedilmesiyle de yasa girebiliriz. Bazı hanımlar bir evden başka bir eve taşındıklarında eski evlerinin yasını tutmaktadırlar.
Yas duygusu ile depresyonun en temel farkı şudur. Yas sürecindeki bir insanın benlik saygısı düşmez. Yani kendisini değersiz, yetersiz hissetmez. Pişmanlıklar ve “keşke”ler olabilir ama karamsarlık ve ümitsizlik olmaz. Tüm hesaplaşma geçmişle ilgilidir. Gelecek konusunda kaygı ve korku yoktur.
Yasın bir süresi vardır. Yaklaşık 40-50 gün sürer. Sonrasında kendiliğinden yas sürecinin tamamlanması gerekir. Eğer tamamlanmaz ise tıbbi müdaheleye ihtiyaç var demektir. Vaktinde tamamlanmayan ve uzayan yas depresyona dönüşebilir.
Burada tüm yas duyguları ile bir annenin evlâdını kaybettiği zaman içine girdiği yas duygusunu birbirinden ayrı tutmak gerektiği düşüncesindeyim. Zira evlâdını kaybeden annenin yası maalesef tamamlanmamaktadır. Bunun sebebi anne ile evlâdı arasında kurulan duygusal ilişkinin çok farklı bir boyutta ve güçte olmasıdır muhtemelen. Çünkü daha dünyaya getirmediği çocuğun anne karnında vefatı, düşük ya da kürtaj gibi tıbbi sebeplerden dolayı gebeliğin tamamlanamadığı durumlarda bile bu yas duygusu yaşanmaktadır.
Eskilerin bir sözü var. “Ölenle ölünmüyor” diye. Hayat devam ediyor. Hiçbir şey eskisi gibi olmasa da devam ediyor. Yaşama tutunmak, kendine ve çevreye faydalı olabilmek için yasın etkilerinden kurtulmak gerekiyor. O bakımdan uzayan yas süreçleri için bir hekimden tıbbi yardım almak doğru olacaktır.
Nisan 16th, 2008 saat 12:16
Merhaba Alper Evrensel Bey,
Sizinle NPİst.’dan sorunumu paylaşmıştım.Beni yanıtsız bırak-madığınız için teşekkür ederim.Benimle konuşun derken beni yanıtsız bırakmayın demek istemiştim.Doğru ve iyi bir insan ol-duğunuz için, sizi arayabileceğimi söylüyorsunuz.Sağolun, sağlıklı olun, uzun ömürlü olun.Saygılarımla…
Nisan 28th, 2008 saat 13:51
Saygıdeğer okuyucumuz yaşar diren,
Sizi hatırlıyorum. Bana gösterdiğiniz teveccühten dolayı teşekkür ederim. Telefon ile sözlü danışmalarınız için de müracaat edebileğinizi bilmenizi isterim. Acil şifalar diler saygılar sunarım. Dr. Alper EVRENSEL, Psikiyatri Uzmanı
Haziran 18th, 2008 saat 18:37
Merhaba Alper Evrensel Bey,
Sitenizi sürekli ziyaret ediyorum.Sebep sizin yanıtlarınız olsa da, daha çok sorulan sorular.Biliyorum ki beni kimse anlayamaz,ama acaba diyorum benim gibi bir kuzusunu kaybeden var mı? 22 ay 6 gün oldu boncuğum gideli.Ben iyi değilim.Yaşama karşı kırgın,öfkeli,haksızlığa uğramış gibi,şimdiye kadar iyi insan olmanın sanki hiç anlamı yokmuş gibi,dualarımı Allah kabul etmemiş gibi ve yarım gibiyim.Acı denizinden yaşamın kıyısına tutunmaya çalışıyorum,dalgalar bırakmıyor ki!Hasta olmaktan korkuyorum,kafamın içinde ölümle bitmeyen bir kavga…Dinler üzerine kitaplar okuyorum içime sindireyim diye, daha çok bilinmezler içine savruluyorum. Kafam yorgun,bedenim yorgun. Gördüğüm,duyduğum,dokunduğum her güzelde yavrumu arıyorum. Ama hiç biri o değil, olmayacak da. Bırakayım yaşam aksın gitsin,ben içinde savurduğu yere gideyim diyorum olmuyor. Ben ilk değilim, son da olmayacağım içinden oluk oluk kan akan biliyorum.Duygularımı kontrol edemiyorum.Yaşamı anlayamıyorum,çözemiyorum. Sanki öğretmen olan ben,arkadaş olan ben,eş olan ben rollerini oynuyor,oysa gerçek olan ben ise kuzusunu kaybetmiş eski bir anneymiş gibiyim.Artık sağlıklı olmak istiyorum ruhen ve bedenen.Bana yardım eder misiniz?
Haziran 22nd, 2008 saat 23:46
Saygıdeğer okuyucumuz yaşar diren,
Evladını kaybetmiş bir annenin yaşadığı yas duygusu diğer tüm yas süreçlerinden çok daha ağır ve derinliklidir. Ancak bu yaşadıklarınızı kader olarak değerlendirerek çaresini aramaktan imtina etmeyiniz. Zira pek çok tedavi aracı ile bu acıları azaltmak ve belki de dindirmek mümkündür. Psikiyatri hekimine müracaat etmekten çekinmeyiniz. Acil şifalar diler saygılar sunarım. Dr. Alper EVRENSEL, Psikiyatri Uzmanı
Temmuz 19th, 2008 saat 15:22
merhaba Alper bey.
Gördüğüm kadarıyla şimdiye kadar hiçbir maili cevapsız bırakmamışsınız.benim sorunum içinde yardımcı olursunuz inşallah..
benim sorunum yas mı takıntı mı anlayamadım hala.ilk aşkımı hala unutamadım.10 yıl geçti.ilk zamanlar dünya başıma yıkılmıştı sanki.onun başkasıyla olabileceği düşüncesi beni delirtiyordu.şuan evliyim eşimi seviyorum ama hala unutamadım.isminin geçtiği yerde bile duraksıyorum.heran onu düşünüyorum ne yapıyordur diye.inanmayacaksınız ama onun adındaki müşterilerime daha özel davranıyorum.geçmişte yaşanılanları düşünmek beni artık yoruyor.psikoloğa gittim benimle konuşmaktan çok,ilaç verdi.düşünmezsin rahat uyursun diye.ama bu antidepresan ilaçları beni sadece uyuşturdu.ben ilaç değil çare istiyorum.ve ilaçların bana çare olacağını düşünmüyorum.lütfen ne yapmam gerekir yardımcı olun.sizde bana ilaç kullanın demeyin.
Temmuz 20th, 2008 saat 01:30
Saygıdeğer okuyucumuz gizem,
Bahsettiğiniz konu sıklıkla karşılaştığımız bir durum. Sevgiliden ayrılma ile ortaya çıkan süreç dikkatle tahlil edilmelidir. Basit bir yas tepkisinden ibaret olabildiği gibi içinde hezeyanların da bulunduğu psikotik bir tabloya dönüşebilir. Hekime müracaat etmiş olmanız ve antidepresan önerilmiş olması bilgisinden hareketle şöyle bir izlenim edindim. Ayrılığın ardından yaşanan yas kısmen tamamlanmış gibi görünüyor. Depresyona dönüşmemiş olabilir ama komplike hâle gelmiş sanırım. Bu noktada ilaçtan fayda görebileceğinizi ben de sanmıyorum. Deneyimli bir psikolog tarafından uygulanacak psikoterapi daha uygun bir seçenek olacaktır. Geçmiş olsun. Saygılar sunuyorum.
Temmuz 21st, 2008 saat 16:24
Alper bey,öncelikle zaman ayırıp cevap verdiğiniz için teşekkür ederim.
biliyorumki durumu benden kat kat kötü olan insanlar var ve yine biliyorumki burası gazetelerdeki güzin abla köşesi de değil.benim problemim sizinde dediğiniz gibi komplike hale gelmesi.unutmayı bıraktım,ben takıntılı bi bayan olarak yaşamak istemiyorum.bankada çalıştığım için yeteri kadar yoruluyorum zaten.bir de geceleri şimdi rahat uyuyor mudur?diye kendimle konuşarak ömrümü geçirmek istemiyorum.psikoterapi de almam mümkün değil.eşime ne diyeceğim_unutmam gereken şeyler var da..belki önereceğiniz birkaç kitap olursa işime yarayabilir..emeği geçen herkese teşekküler..hepinize kolay gelsin.
Temmuz 25th, 2008 saat 23:12
merhabalar..
ben evlenip yurtdisinda yasamaya basladim ama evlendigimden beri esimle surekli kulturel sorun yasiyorum ama ben bu sorunun bende olmadigini biliyorum o iki kulturr arasinda cabaliyo ama bu bana cok zarar veriyor. en son benimle evlenmeden once 5 yil boyunca cocuklu bir yabanci kadinla kari koca hayati yasamis bende bunu calistigim isyerinde bi kadindan ogrendim eski komsulariymis onlarin daha sonra esime soyledim kabul etti tabiki ama 3 yil dedi daha sonra ayni kadin bana gelip 3 yildan uzunmus halada gorusuyorlarmis dedi. beynimden vuruldum yalanci bir adama yillarca cok fazla guvenerek yasamisim..
ama biliyorsunuz yeni evlilik heyecanlari olur biseler olur ben evliligimde hic bi zaman bunlari yasamadim evlendikten sonra esimle bi kere bile dansetmedim sinemaya uc sene sonra gittim oda soylene soylene gitti 23 yasinda evlendim smdi 27 yasindayim 3 yasinda bi cocugum var .. ayda bir kere cinsel hayatimiz var soyle diyebilirim ki 4 senedir degilde 40 senedir evliymisiz gibiyiz coocuguma da cok bagiriyor.. banada o kadar cok dokunuyor ki bunlar anlatamam hep oteki kadindan hevesini ilk evlilik heyecanini almis gibi hissediyorum. ailem burda yok tek basimayim ne yapacagimi nasil davranacagimi bilmiyorm cok mutsuzum ne olur bana bir yol gosterin!!!
Temmuz 27th, 2008 saat 12:19
Saygıdeğer okuyucumuz gizem,
Prof.Dr. Nevzat TARHAN’ın “Evlilik Psikolojisi” adlı kitabı ile Dr. Oğuz TAN’ın “Takıntılar” adlı eserini tavsiye ederim. Acil şifalar diler saygılar sunarım. Dr. Alper EVRENSEL, Psikiyatri Uzmanı
Temmuz 27th, 2008 saat 12:23
Saygıdeğer okuyucumuz esin,
Oldukça zor ve karmaşık bir sürecin içindesiniz. Kapsamlı bir değerlendirmeye ve yardıma ihtiyaç var. Eşinizin de bu işlemlerin içine dahil olması gerek. Ama anladığım kadarı ile bunların uygulanabilme olanağı yok. O durumda size de değerli okuyucumuz gizem’e önerdiğim kitabı öneriyorum. Prof.Dr. Nevzat TARHAN’ın “Evlilik Psikolojisi” adlı kitabı evlilik ile ilgili sorularınıza cevap verecek kapsamdadır. Acil şifalar diler saygılar sunarım. Dr. Alper EVRENSEL, Psikiyatri Uzmanı
Ağustos 26th, 2008 saat 14:32
merhabalar alper bey. daha öncede belirtiğim gibi benim başımdan bir ayrılık geçti doğru barışmamız çok zaman almadı bir hafta sonra barıştık o günden beri 6 ay geçti ve bende hiç yaşamadığım korkular belirmeye başladı, yaşam azmim düştü onu kaybetme dürtüsü uyandı içimde sanki o olmazsa hiçbir şey yolunda gitmezmiş gibi hiçbirşey düşünemiyorum gerçi yapabileceğiniz bişey yok zaten sadece insan böyle durumlarda işi bilen kişiye danışmak istiyor. kötü şeyler yapmamak adına kendim için. beni cevapsız bırakmadığınız için sonsuz teşekkürler..
Ağustos 27th, 2008 saat 08:48
Saygıdeğer okuyucumuz pelin,
Verdiğiniz ek bilgiler ışığında durumun yas ile açıklanması pek mümkün görünmüyor. Daha çok bir kaygı bozukluğu olduğu izlenimi edindim. Kaygı bozukluklarının tedavisi mümkündür. 5-6 aylık bir tedaviden sonra şikayetlerinizden kurtulabilirsiniz. Bir psikiyatri hekimine müracaat etmeniz uygun olur. Acil şifalar diler saygılar sunarım. Dr. Alper EVRENSEL, Psikiyatri Uzmanı
Eylül 15th, 2008 saat 15:11
Merhaba ananemi kaybedli bugün 1ay oldu kabulenemiyorum ve her an aklımdan çıkmıyor ben onu çok özledim iyidegilim majör depresyon hastasıyım aynı zamanda bende ölmek istiyorum yaşadıgım olaylara onunun sayesinde katlanıyordum ama o yok ve katlanamıyorum doktor bey öyle canım yanıyorki anlatamam
Eylül 15th, 2008 saat 17:30
Saygıdeğer okuyucumuz Esin,
Sayfanın başında detaylarını anlatmış olduğum bir yas süreci içindesiniz. Bu süreçte yası doya doya yaşamak gerekir. Eğer 3-4 hafta sonrasında hâlâ normalleşememiş olursanız yasın patolojik bir boyut kazandığı söylenebilir. Bu durumda tedavi almanız gerekecektir. Sözleriniz net olarak anlayamadım ancak sanırım tedavii görüyorsunuz. 3-4 hafta sonra bu tedavinin gözden geçirilmesi gerekebilir. Saygılar sunarım. Dr. Alper EVRENSEL, Psikiyatri Uzmanı
Ekim 26th, 2008 saat 20:10
meraba alper bey 1ay biriyle birlikteliğim oldu sonra askere gitti onu bekledim evleniceğimize beni inandırdı dönünce 15 gün içinde ayrıldı kendimi kullanılmış gibi hissettimama sewmişimde psikolojim bozuldu dr efexor xr verdi hala aklıma gelince kötü oluyorum öğretmenim beynim sanki donmuş gibi unutkanlıkta var bu aradaanem babam sürekli kavga ediyor evde anlaşamıyolar bunlar da paniğimi arttırıyo okula gitmek istemiyorum donuyorum sanki okulda annemde ilaç kullanıyo işime veremiyorum kendimi ne anlatıcağımı okulda bilemiyorum çeşitli bedensel şikayetlerim var ellerim titriyo kalbim çok hızlı yardım edin lütfen istifa etmeyi düşünüyorum vücumu taşıyamıyorum sanki beynim çok yoğun
Aralık 23rd, 2008 saat 02:15
mrb alper bey, kız arkadaşım daha öncedende okuldan bi arkadaşı kaza geçirip hayata veda etmiş sonrada çok değer verdiği bi arkadaşının yaşadığı ailevi sorunlar ve bunun akabinde olusan psikolojik sorunlarla uğraşmak zorunda kalmıştı. en sonunda bu yakın zamanda annesini kabetti ,şu an kendini dünyadan ve bizden tamamen soyutladı konuşmuyor, yemiyor ,içmiyor,ağlamıyor tamamen tepkisiz. psikolojik destek görmesi gerktiğini biliyorum ama bunu kabul etmeyeceğini çok iyi biliyoruz. bu yas tutma sürecinde neler yapabileceğimiz konuda bize yardımcı olursanız size minnettar kalırız.şimdiden teşekkürler.
Ocak 1st, 2009 saat 17:38
Alper Bey Merhabalar;
5 senelik bir ilişkim vardı. Üniversiteyi bitirdikten sonra erkek arkadaşımla birlikte istanbula geldik ve aynı evde kalmaya başladık. Güzel sevgi dolu bir ilişkimiz vardı ve birlikte istanbulda tutunmak için çok çaba gösterdik.
Fakat yaklaşık 5-6 aydır agresif tutum sergilemeye başladı, mutsuzdu hep. İşi dolayısı nedeniyle de ara ara şehir dışında kalıyordu. Bazen 1 ay bazen 2 ay…
Artık evlenme zamanımız gelmişti aslında. Yani hayatımıza yeni bir yön vermemeiz gerekiyordu.
Fakat 1 hafta önce bana kendi içinde aylardır sürekli mücadele verdiğini bu durumu kendine bile yakıştıramadığını ama benden soğuduğunu evden soğuduğunu söyledi. o an öldüm zannettim. şuan bunları yazarken de ağlıyorum. sanki ailemden biri ölmüş gibi bir acı hissettim. şok oldum inanamadım hala da inanamıyorum.
ona bana bir arkadaş olarak destek olmasını ve bu durumu atlatamayacağımı söyledim. çünkü vicdansız biri olmadığını biliyorum ve iyi biri olduğunu da biliyorum.
şuan aynı evdeyiz ama 1 haftadır ayrıyız. şuan işim de yok. en kısa zamanda iş bulmam lazım ama buna gücem de yok.
kısaca şuan içimde onun sevgisini bitirmeye yani arkadaşlık sevgisine dönüştürmeye çalışıyorum ama bu çok acı veriyor.
kafam çok karışık. bir anda aynı evde yabancı gibi olduk. hani tam olarak arkadaş gibi de davnamıyoruz.
ben ara ara iyi oluyorum bu durumu kabullenmeye çalışıyorum ama öyle anlar oluyo ki ileri günlerde ne olacak eşyalarını alıp o yada ben gideceğiz yada böyle ne kadar süre aynı evde kalacağız , belki bir daha onu hiç göremeyeceğim vs. böyle şeyler düşünüp ölecek gibi oluyorum.
bir de 5 sene içinde ara ara depresyon dönemleri geçirdi ve atlattı ama o farkında değil doktora da gitmedi. sanki hafif şekilde manik depresyon gibi dönemler oldu. ben dönem dönem hep fark ettim. bişey de yapamadım. elimden kayıp gitti işte…
şuan bütün sorunları bana yükledi yani ben hayatında olmayınca herşey düzelecek hayatı süper olacak gibi diye düşündü. ve aylarca kendini buna odakladı ve sonunda bana karşı aşk ı bitti. ve ilk kez ayrılıktan bahssetti ve bitti dedi.
işte böyle…
Alper Bey; benim ilaç mı kullanmam gerekiyor yoksa bir süre daha durup beklemem mi gerekiyor. bazen – çoğu zaman dayanamayacak gibi oluyorum. karar verme mekanizmam çökmüş durumda.
Sanki birkaç ay sonra pişman olurmuş gibi geliyor, bazen bu gerçeği kabul etmem gerekiyormuş gibi geliyor.
Ayrıca ilaç kullanırsam aslında vermem gerekenden farklı karar verir miyim diye düşünüyorum, çünkü olmadığım halde mutlu hissedeceğim ilaç kullanırken…
Bana yardımcı olur musunuz…? Teşekkür ederim.